bir inek ya da dana alınır. başı okşana okşana kesimhaneye götürülür. kafasından tutularak boğazı bıçakla kesilir. kan akar, sinirleri bütün vücudunu sarsar ve hayvan ölür.
bir alternatifi de, uçuşarak koşan tavukları yakalayıp boyunlarını kırarak öldürmektir. öldürülmüş hayvanların kafası ve bacakları kopartılıp tüyleri yolunur.
ölen hayvanlar itina ile parçalanırlar. sonra parçalanan etler kıyma makinesine verilir ya da tercihe göre löp löp dizilir. kanına basılmış yağ parçaları ve ustanın spesiyalitesine göre araya çeşitli başka malzemeler de konularak ateş önünde kızartılır. dilim dilim edilerek sunulur.
uygar ve barışçıl insanlar, ağızlarından salyalar akarak ve hoşlanma sesleri çıkararak yerler bunu.
medeniyet gelişir.
türkiye'deki bütün, ama bütün döner tezgahları düşünüldüğünde ülkede günlük et tüketimi yüksek çıkıyor aslında. köftecileri filan da hesaba katın. yani az et tükettiğimiz doğru olmamalı. paylaşıyoruz sadece, paylaşımcıyız. ya da az et tüketiyorsak avrupalı ne yapıyor lan peki bütün gün? bir bizdeki döner tezgahlarını düşünün bir de avrupa sokaklarını. bu konudaki teoriler gözden geçirilmeli. ya da yediğimiz et değil, başka bir şey.
turkish dynamite
BURSA KEBAPÇIİSKENDEROĞLU...tarifi imkansız bir tad
Eskiden taksim durakların orda bir dönerciler vardı.Ölesi yok artık...
Üniversite'nin ikinci döneminde final vakti yiyerek zehirlendiğim ve haliyle bütün derslerden kalmama neden olan gıda maddesi.
soğuk kış günlerinde, özellikle Ankara'da karşılaştığımız dönerlere karşı büyük bir zaafım var.İzmir daha çok otla ve sebze türevleri ile beslendiği için. Ankara da yapılan ebatlarda dönerler pek karşımıza çıkmamakta. ben bu dönerlere sarılmak istiyorum, böyle sarılmak sıcak sıcak yüzümü dayamak,iliklerime kadar dönerin sıcaklığını hissetmek, yağ içinde kalacak olmam önemli değil. öylesine şefkatli bir duruşları var ki inanılmaz.ana kucağı gibi, soba başında kestanelerin pişmesini beklemek gibi, ama işte toplumsal normlar falan derken, istediklerimizi yapamaz, hayallerimizi gerçekleştiremez olduk. sırf bu yüzden dönerci açsam nasıl olur diye düşünüyorum. müşteriler gelmeden dönere sarılsam doya doya. sonra korkuyorum ya avrupa birliğine girersek ve biri beni görürse.şikayet edilir ve dükkanım mühürlenir, dönercilik sertifikam elimden alınır. hayatım boyunca o sıcaklığı bir daha hissedemezsem diye. biliyorum böyle birşey benim sonum olur. yaşayamam, o yüzden bırakıyorum hayallerimde kalsın...
izmir'de kemeraltı'na gidin ve petek'te(saat kulesinden girdikten sonra karakolun az ilersinde sağda ufak, asırlık dükkan) yiyin. gerisi hikaye... 3 kuşaktır yiyoruz ailecek
cosmicdustın hissiyatına yakındır benim de hissiyatım döner konusunda. Adı gibi gayet baş döndürücü bir yemektir ister iskender ister pide arası ister pilav üstü olsun.Fakat evet İzmir'de yemeyi çekmiyor canım fazla, Ankara'dakileri istiyorum. Amma velakin ben onun kadar sevgi dolu değilim, sarılmakla başlasam da daha ziyade böyle tutarak yemektir hayalim. Veya döner o dönme pozisyonunda (dönme pozisyonu :S korkmaya başladım kendimden) kalsın, ben eğileyim, ısırayım. Evet kulağa ilkel, hatta belki vahşi geliyor, ama elimde değil ben böyleyim ohh bebek
Birde acayip muhabbetleri oluyor ya;
-Abi geçen gün adama döneri bi sapladım
-Hadi yaaa!
-Yaaa.
bu saatte yemeklerle ilgili etiketlere niye bişeyler yazıyorum bilmiyorum.
aç olduğumdan olsa gerek canım hep bişeyler çekiyo =/
döner ayran gerisi yalan...:)))
sabah öğlen akşam yiyebileceğim tek yiyecek..
dönmezzz
Efenim vaktiyle bir dönercide geçirdiğim 3 aylık çıraklık tecrübesinden sonra yiyemediğim, çoğu dönercide kasapların satamadığı her türlü et bozuntusunun kullanıldığı, yaprak diye anılanının bile kıymadan yapıldığı, zorunlu kalmadıkça yanına yaklaşılmaması gereken gıda bozması.
Döner iste ellerimle yapabılcegım en guzel ikinci sey
Rakip çıkmışda haberimiz yok. Nasıl yapılır ? biraz tarif edin hatta fotoğrafını bulursanız koyun buraya bakalım nedir, ne değildir ?
sallama
samsun beyaz evde döner yemiş insanlar başka bi yerde yemek istemezler.hiç canım çekmiyo